Ali İpek ve Puanlı Satranç

Ali İpek, benim doğduğum yılda böyle görünüyormuş.

Ali İpek, benim doğduğum yılda böyle görünüyormuş.

Ali İpek aramızdan ayrılalı beş yıl oldu ve şu sıralar, Ali İpek’i anma turnuvalarının beşincisi düzenleniyor. Uzaklarda olduğum için, ben de bir anıyla katkıda bulunmak istedim:

Yıl 1995. TED Satranç Eğitim Merkezi’ndeyiz. Ali İpek, o sıralarda yayınlanan “Satranç ve Hayat” dergisi için “Puanlı Satranç” köşesi hazırlıyor. Puanlı satranç şu: Bir oyunda sıradaki hamleyi bilmeye çalışıyorsunuz. Bunun için, sayfanın henüz hamleler için tahminde bulunmadığınız alt kısmını bir kağıtla kapatıyorsunuz ve tahmin yaptıkça kağıdı yavaş yavaş aşağı indiriyorsunuz. Her doğru tahmininiz için bir puan veriliyor. Oyun bittiğinde, aldığınız puanları topluyorsunuz ve puanınıza göre sizin oyun gücünüze dair “vasat oyuncu”, “kahve oyuncusu”, “kulüp oyuncusu”, “ulusal usta”, “uluslararası usta” ve “büyük usta” şeklinde bir yorum alıyorsunuz.

Dergiyi aldım ve puanlı satrancı çözmeye başladım. Tüm hamleleri buldum; alınabilecek tüm puanları topladım. Puanımın karşılık geldiği aralık “kulüp oyuncusu” çıktı. Şaşırdım, bu sefer kağıdı kaldırıp bir daha baktım: Evet, tüm olası puanları toplamıştım. GM çıkmam gerekirken Ali İpek bana “kulüp oyuncusu” düzeyini uygun görmüştü! Soluğu Ali Ağabey’in odasında aldım ve durumu anlattım. Çok özlü bir yanıt verdi: “Ne yani Can İnce? Sen de büyük usta değilsin herhalde! Başka ne çıkmasını bekliyordun?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumnlarınızı gerçek isminizle yazmanızı rica ederiz. Takma isimle yazılan yorumları üzülerek reddediyoruz.