Sevgi Dolu Bir Dünya İçin Piknik Satrancı

Piknik satrancı kuramını ortaya koyan kişiler olarak, dünyanın da insanların da tek fikirden ibaret olmadığını ve grinin altında bile pek çok rengin titreştiğini biliyoruz. Notaların birbirlerine üstünlük kurmaya çalışmak yerine, el ele verdiklerinde ortaya çıkan dev eserleri, yalnız kulağımızla değil, ruhumuzla da onaylıyoruz

Kendinizi “abin gibi abin gibi olan abin” olarak görüp, “abin gibi abin gibi olan abin, her şeyin en iyisinin en iyisini bilir” dediğiniz durumda bile kimse sizin gibi düşünmek zorunda değildir. Önce pikniği beraber yaptığınız kişileri anlamalısınız. Sizin fikriniz daha doğru görünebilir, ama siz olmayan kişileri dinlemeden ve anlamadan, fikirlerini değiştirmek de olanaklı değildir. Yetkin oyuncu, kendi acemiliğini anımsamaktan bir an için bile vazgeçmeyerek düşünmek durumundadır. Bu, empati ve sevgiye giden yolun kapısını açar.

Birbirimizi anlayabilmek, farklılıklarımızı kabul ederek ve zorla değiştirmeye çalışmadan birbirimizi sevebilmek, piknik satrancının ana ilkelerindendir. Piknikte herkesin ortaya koyduğu fikre saygı duyulur. Diğer katılımcılar sizden daha kuvvetli satranççılar olmak zorunda değillerdir; aksine sizden çok daha zayıf olabilirler ve açıkça hatalı hamleler önerebilirler. Bu durumda da kullanılacak yöntem, hatalı tarafı nezaketle ikna etmektir. Hataların açıkça gösterilmesi önündeki tüm engellerin kaldırılması ve hatanın düzeltilmesi için duyulan dayanılmaz istek, piknik satrancında erdem seviyesine yükselmiştir. Satranca büyük saygı duyan bizler için, hiç bir oyun, hiçbir galibiyet, insanın kalbinden daha değerli olamaz. Kalp kırılmasını bile kaldıramayan bizler için şiddet yöntemlerinin acımasızca kullanımları içimizi parçalamaktadır.

Bizler, bizden olmayanları da “rakip” değil, “müttefik” görüyoruz. Satranç tahtası hepimizindir. Oyunu çok güzel hale getirebilecek olanlar da, çok kötü oynayabilecek olanlar da bizleriz. Diğer oyunculara en çok kızdığımız zamanlarda bile saygı ve sevgiyi anımsadığımızda sorunların neredeyse kendiliğinden çözüldüğünü görürüz. Birileriyle sıcak bir ilişki kurmak istiyorsanız, onlarla önce yolculuğa çıkın ve piknik satrancı oynayın.

“Sevgi dolu bir dünya için, barış için, kardeşlik için” “Batsın bu dünya” demeden de ortak çözümler üretebileceğinizi göreceksiniz. Manifestomuzda da açıkça belirtildiği gibi, biz birbirimizi üzmemekten yanayız. Aydınlık bir gelecek, ancak birbirimizi anlamakla, saygı duymakla, sevmeyi öğrenmekle ve şiddetten uzak durmakla mümkündür.

Can İnce, Mehmet Kızılkaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumnlarınızı gerçek isminizle yazmanızı rica ederiz. Takma isimle yazılan yorumları üzülerek reddediyoruz.